Diğer Resmi Ak Siteleri
Kadın Kolları

Kadın Kolları

Kadınlarımızla yarınlar daha aydınlık olacak.

WEB SİTESİNE GİT
Gençlik Kolları

Gençlik Kolları

AK Gençlik, kökü mazide, gözü istikbalde olan gençliktir.

WEB SİTESİNE GİT
AK Parti İletişim Merkezi (AKİM)

AK Parti İletişim Merkezi (AKİM)

Görüşleriniz bizim için önemli.

WEB SİTESİNE GİT
AK İcraatlar

AK İcraatlar

Birlikte başardık!

WEB SİTESİNE GİT
Yaşlılar Koordinasyon Merkezi

Yaşlılar Koordinasyon Merkezi

Yaşlılar toplumun kutup yıldızıdır.

WEB SİTESİNE GİT
Engelli Koordinasyon Merkezi

Engelli Koordinasyon Merkezi

Yeter ki gönüller engelli olmasın. İnşallah her engel aşılır.

WEB SİTESİNE GİT
TBMM Grup Başkanlığı

TBMM Grup Başkanlığı

WEB SİTESİNE GİT
AK Kütüphane

AK Kütüphane

AK Kütüphane

WEB SİTESİNE GİT
Türkiye Bülteni

Türkiye Bülteni

Türkiye Bülteni

WEB SİTESİNE GİT
Siyaset Akademisi

Siyaset Akademisi

Siyaset Akademisi

WEB SİTESİNE GİT
21-10-2020 17:38:37

"Herkes kendi durduğu cepheden bakıyor"

Grup Başkanvekili Özlem Zengin, TBMM Genel Kurulunda, gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Zengin, 21 Ekim Dünya Gazeteciler Günü'nü kutlayarak, "Kendim de 20 yıl evvelinden başlayarak, gazeteciliğin bir başka boyutu, televizyonculuk içerisinde yer almış birisi olarak, o günden bugüne neler olduğunu yaşayarak da takip etmiş insanlardan biriyim. Özgürlüklerin daraldığını mı genişlediğini mi bizzat yaşayarak gördüm. Bu işleri yaparken vakti zamanında nasıl yok farz edildiğimizi, bazı gazetecilerin, bazı ekranların nasıl hiç görülmediğini..." değerlendirmesinde bulundu. 

Gazetecilik yapmanın şeklen değiştiğini kaydeden Zengin, sosyal mecralarda bireysel anlamda da  insanların pek çok şeyi özgürce söyleyebildiğine, yazabildiğine dikkati çekti. 

Zengin, haber yapma alanının ve haberciliğin değiştiğini dile getirerek, "Son derecede özgür bir mecra var. Buna ben itiraz ediyorum; 'Doğru haber yapanlar tutuklanıyor, kendilerini daralmış bir alanda hissediyorlar, yalan yapanların önü açık...' Bunu kabul etmek zinhar mümkün olamaz. Nihayetinde herkes kendi durduğu yerden anlatıyor. Herkes kendi durduğu cepheden bakıyor." ifadesini kullandı. 

 Haberciliğin içinde bir taraftan bir yorumun da olduğunun altını çizen Zengin, "Sadece kendi gördüğünüzün gerçek, diğerlerinin yalan olduğunu söylemenin kendisi bizatihi bir yalan oluşturuyor." dedi. 

Ahmet Taner Kışlalı'yı rahmetle yad ettiğini ifade eden Zengin, "Bugün kızlarının bir röportajı var Anadolu Ajansında. Onu da bugün, güne başlarken okudum, onların gözünden babalarını dinlemek. Ayrıca bugün iyi bir iş yapmış Anadolu Ajansı." diye konuştu. 

 Zengin eski Sağlık Bakanı Osman Durmuş'a da şifa diledi.

Özlem Zengin İYİ Parti Grup Başkanvekili Türkkan'ın konuşmasındaki iddialara ilişkin şöyle konuştu:

"Sadece doğrudan destek, bu sene 23 milyar TL. Bu yıl bu desteklerde bütün bakanlıklarda birinci sırayı Tarım Bakanlığı oluşturuyor.  Çok uzun bir tablo var. Kendisine bu tabloyu göndereceğim. Bu tabloya baktığınızda, 50 farklı başlıkta teşvikler var. Özellikle pandemi ile beraber bu konuya dair muazzam bir artış söz konusu. Verilen kredileri dahil etmeden söylüyorum. Bunların içerisinde çiftçilerimize verilen kredileri söylemiyorum. Sadece doğrudan desteğin rakamı 23 milyar TL. 50'den fazla kalemde doğrudan destek var. O yüzden yerli ve milli tarım, bilmiyorum bundan başka türlü nasıl olabilir?" 

"Türkiye'de yaşayan bütün Ermeni vatandaşlarımızın hakkı bize emanettir"

Zengin, bazı yayın kuruluşlarında, AK Parti İstanbul Milletvekili Markar Esayan'ın vefatı nedeniyle yaptığı konuşmasından yola çıkarak ayrıştırma noktası bulma gayreti gördüğünü anlatarak, "Benim dün yaptığım konuşmada söylemek istediğim şey; Markar Esayan vefatıyla beraber Türkiye'de insanları birleştiren bir konuşma yaptık. Hep beraber cenazeye gitmeyle alakalı 'Bugün çalışmamızı nihayet bulduralım, siyasi partilerden arkadaşlarımızın katılımıyla biz cenazeye hep beraber gitmiş olalım.' dedik." şeklinde konuştu. 

Ermenistan ilgili Türkiye'nin yaklaşımını anlatma ihtiyacı duyduğunu kaydeden Zengin, şöyle devam etti:

"Dışarıdan bir gözle, Türkiye'de Ermeni vatandaşlarımıza ilişkin olarak bu meseleyle ilgili bir kıyaslama yapmaya çalışanlar var. Türkiye'de yaşayan bütün Ermeni vatandaşlarımızın hakkı, hukuku bu ülkeye, bize emanettir. Zaten beraber yaşıyoruz. Bir ayrışmadan öte, birlikte yaşamanın tabii bir mecrasını anlattım. Bu bizim kendi içimizde tabii mecrada devam eden ortak hayatımız, ortak geçmişimiz. Türkiye'nin bu meseleye bakarken meseleyi nasıl konumlandırdığını anlatmak amacıyla böyle bir şey ifade etmek istedim. Hayatı her bir aşaması bireysel. Bu duruşun, bu an itibarıyla tüm bunların üzerine düşünmemize vesile olduğunu ifade etmek adına bu konuşmayı yapma ihtiyacı duymuştum. Ümit ediyorum, bu kadar ortaklaştığımız bir konuda, bir hüzünde, bir toz zerresi kadar bile yanlış anlaşılmaya imkan verilmemiş olur."