Diğer Resmi Ak Siteleri
Kadın Kolları

Kadın Kolları

Kadınlarımızla yarınlar daha aydınlık olacak.

WEB SİTESİNE GİT
Gençlik Kolları

Gençlik Kolları

AK Gençlik, kökü mazide, gözü istikbalde olan gençliktir.

WEB SİTESİNE GİT
AK Parti İletişim Merkezi (AKİM)

AK Parti İletişim Merkezi (AKİM)

Görüşleriniz bizim için önemli.

WEB SİTESİNE GİT
AK İcraatlar

AK İcraatlar

Birlikte başardık!

WEB SİTESİNE GİT
Yaşlılar Koordinasyon Merkezi

Yaşlılar Koordinasyon Merkezi

Yaşlılar toplumun kutup yıldızıdır.

WEB SİTESİNE GİT
Engelli Koordinasyon Merkezi

Engelli Koordinasyon Merkezi

Yeter ki gönüller engelli olmasın. İnşallah her engel aşılır.

WEB SİTESİNE GİT
TBMM Grup Başkanlığı

TBMM Grup Başkanlığı

WEB SİTESİNE GİT
AK Kütüphane

AK Kütüphane

AK Kütüphane

WEB SİTESİNE GİT
Türkiye Bülteni

Türkiye Bülteni

Türkiye Bülteni

WEB SİTESİNE GİT
Siyaset Akademisi

Siyaset Akademisi

Siyaset Akademisi

WEB SİTESİNE GİT
05-10-2020 16:54:44

Grup Başkanvekilimiz Mehmet Muş TBMM'de basın toplantısı düzenledi

Grup Başkanvekilimiz Mehmet Muş, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifini, TBMM Başkanlığına sunduklarını bildirdi.

Kanun teklifinin 47 maddeden oluştuğunu bildiren Muş, teknik anlamda hem sektörü hem de vatandaşları ilgilendiren boyutlarının olduğunu anlattı. 

Maden arama işlerinde ruhsatların yenilenmesi, birleştirilmesi, devredilmesi gibi konularda firmanın bir borcunun olmaması gerektiğine işaret eden Muş, "Ruhsatların verilmesi, birleştirilmesi, devredilmesi gibi ana faaliyetler dışındaki küçük ayrıntılarda 'borcu yoktur yazısı' aranamayacak. Madendeki ruhsat işlerinin hızlı ilerlemesini istiyoruz." dedi. 

Enerji ve maden şirketlerinin süre uzatım talebinde bulunduğuna dikkati çeken Muş, bu şirketlerin, bürokratik süreçlerin uzamasından dolayı bu şirketlerin zamanında süre uzatımlarını alamadıklarını ve faaliyetlerini durdurma noktasına gelebildiğini söyledi. 

Bu durumun önüne geçmek için Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı'na oradaki faaliyeti 1 yıl uzatma süresi vereceklerini dile getiren Muş, "Üretilen gazın iletim sistemine girişinin sağlanmasının teknik ve ekonomik açıdan uygun olmadığı veya zahmetli olduğu durumlarda doğrudan dağıtım sistemine bunun bağlanabilmesinin önünü açmış oluyoruz." diye konuştu. 

"Doğalgaza erişimi sağlamak için LNG ve CNG yöntemleri kullanılacak"

Muş, kanun teklifiyle, boru hatlarıyla ulaşımın zor olduğu yerleşim bölgelerinde vatandaşların doğalgaza erişimini sağlamak için LNG ve CNG yöntemlerinin kullanılmasının önünü açacaklarını bildirdi. 

Yapı kayıt belgesi alan binaların bir kısmının toplu bir şekilde bir arada bulunduklarına dikkati çeken Muş, bu binalara doğalgaz bağlanması ile alakalı teknik bazı sorunların ortaya çıktığını belirtti. 

Bu sorunların aşılması için bir düzenleme yapacaklarını kaydeden Muş, Bursa gibi belli başlı illerden gelen talepler olduğunu, doğalgaz kanunundaki bazı teknik ayrıntılardan dolayı doğalgaz bağlanmasında problemler yaşandığını, bunu da bu kanun teklifiyle çözmüş olacaklarını söyledi. 

Lisanssız elektrik üretim tesislerinin, YEK Destekleme Mekanizması'ndaki 10 yıllık destekten faydalanma süresinin sonunda uygulanacak olan fiyat mekanizmasının Cumhurbaşkanı kararıyla belirleneceğini açıklayan Muş, "YEK Destekleme Mekanizması kapsamında olmasa dahi yerli ürün kullanımının desteklenmesinin bu kanun teklifiyle önünü açmış olacağız." bilgisini verdi. 

"Yatırımdan kaynaklı faturalara yansıyacak olan maliyetlerin önüne geçilecek"

Maden Teknik ve Arama Genel Müdürlüğünün (MTA) varlığını ortaya çıkardığı jeotermal kaynakları olduğunu dile getiren Muş, bu düzenleme ile bunların ihalelerinde taksitlendirme imkanı getireceklerini kaydetti. 

Elektrik dağıtımında yapılan yatırımların maliyetlerinin faturalara yansıtıldığını hatırlatan Muş, "Eğer bir üretici, ana şebekeden belli uzaklıklarda bir üretim tesisi kurmuşsa ve bunu şebekeye bağlamak için bir yatırım gerekiyorsa bunu kendisinin yapmasını, bu düzenlemeyle beraber getiriyoruz. Böylece bu yatırımdan kaynaklı faturalara yansıyacak olan maliyetlerin önüne geçmiş olacağız." ifadelerini kullandı. 

Aydınlatma giderlerinin, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının bütçesine konulan ödenekten karşılandığını ifade eden Muş, bu düzenlemeyle, bunun süresini 2025 yılına kadar uzatacaklarını dile getirdi. 

Muş, kanun teklifinin hayırlı olmasını diledi. 

"Fransa'nın düştüğü acınası durumun göstergesi"

AK Parti Grup Başkanvekili Muş, kanun teklifinin detaylarını açıkladıktan sonra basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. 

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un "Ayrılıkçılıkla Mücadele" yasa tasarısıyla "aydınlanmış bir İslam'ın oluşturulacağı" yönündeki açıklaması hatırlatılarak değerlendirmesi sorulan Muş, "Fransa aslında kendisini ifade özgürlüğünün, din ve vicdan hürriyetinin beşiği olarak ifade eden bir ülke. Fakat son dönemlerde yaptıkları açıklamalarla, özellikle Fransa Cumhurbaşkanı sayın Macron'un yaptığı açıklamalarla, Fransa'nın çok başka bir noktaya doğru hızlı bir şekilde yuvarlandığını görüyoruz. İslam, aydınlatılmış bir dindir. Fransa'nın ya da Macron'un bununla alakalı söz söyleyecek bir pozisyonu bulunmamaktadır." diye konuştu. 

Bu söylemlerin, Fransa'da oluşturulmaya çalışılan bir baskının göstergesi olduğunu ifade eden Muş, "Bunu kabul etmek mümkün değildir. Bu, Müslümanlara hakarettir. İslam'ın aydınlatması ile alakalı Kur'an-ı Kerim'de ayetler mevcuttur. Müslümanlar, İslam dini doğduğundan beri bu ayetlere ve hadislere göre yaşamlarını sürdürmekteler, inançlarını yaşamaktadırlar. Ne Fransa'ya böyle bir had düşer ne de sayın Macron'a İslam ile alakalı böyle bir açıklama yapma haddi düşer. Avrupa'nın en önemli ülkelerinden Fransa'nın bu açıklamalarla ve bu kanuni düzenleme girişimleriyle düşmüş olduğu acınası durumun göstergesi olarak değerlendiriyoruz." yorumunu yaptı. 

"İYİ Parti'de bir siyasi kimlik bunalımı yaşanıyor"

İYİ Parti'li bazı milletvekilleri ile parti genel merkezi arasında yaşanan sorunların sorulması üzerine Muş, "İYİ Parti'de bir siyasi kimlik bunalımı yaşanıyor. Orada bir iki grup ortaya çıkmış durumda. İYİ Parti, bir taraftan HDP'yi 'PKK'nın siyasi uzantısı' olarak tanımlıyor, bir taraftan da İYİ Parti içerisindeki bir grup ne olursa olsun HDP ile ittifaktan vazgeçmek istemiyor ve bu ittifaka devam etmek istiyor. Başka bir grup da buna itiraz ediyor. Şu an yaşanan süreç, bu iki grubun fikirsel ve ideolojik olarak mücadelesidir. Bir fay hattı vardır aralarında. Bunun yansımalarını yaşıyoruz." yanıtını verdi. 

Enflasyon rakamlarına ilişkin bir soru üzerine de üzerine Muş, "Hedeflerimizi yakalamak istiyoruz. Hükümet, gerekli tedbirleri alıyor. Pandemi sürecinde bunları yaşıyoruz. Dünyadaki ekonomik aktivitelerin, talebin kısıtlı olduğu dönemlerde, ekonomik faaliyetlerin zor olduğu dönemlerde, Türkiye makro ekonomik hedeflerini yakalamak için büyük bir mücadele veriyor. Bu bağlamda değerlendirmek gerekir. İnşallah önümüdeki yıllarda, yeni ekonomi programındaki hedeflerimizi yakalayacağımızı düşünüyorum." dedi. 

Kanun teklifinde yer alan aydınlatma giderleri ile hangi giderlerin kastedildiğinin sorulması üzerine Muş, bunların sokak aydınlatmaları olduğunu söyledi. 

Maden Arama Ruhsatları ile ilgili düzenlemeye ilişkin bir soru üzerine Muş, maden ruhsatlarında 18 farklı kalemden "borcu yoktur" yazısı istendiğini, bu düzenlemeyle ruhsatların verilmesi, birleştirilmesi, sürelerinin uzatılması, devir ve intikalleriyle çevreyle uyumlu bedeller dışındakilerde "borcu yoktur" yazısının aranmayacağını söyledi. 

Maden Holding'in kurulması ile kanun teklifinin bağlantısının sorulması üzerine Muş, "Bizim bu düzenlememizin içinde bunun kuruluşuyla alakalı herhangi bir şey yok." diye konuştu. 

Hangi alanlar olacağı, kuruluşunun nasıl olacağı, bir düzenlemeye ihtiyaç olup olmadığına yönelik bir bilgisi olmadığını bildiren Muş, "İdari bir kararla mı yapılacak, onu göreceğiz hep beraber." dedi.

CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke'nin, iktidara geldiklerinde bazı özel şirketlere el koyacakları yönündeki açıklamasının hatırlatılması üzerine Muş, bunun talihsiz bir açıklama olduğunu belirtti.

Türkiye'nin bir hukuk devleti olduğunu ve ekonomisinin dünyayla tam entegre olduğunu anımsatan Muş, "Türkiye'nin ekonomik büyüklüğüne, büyüme performansına, istihdamına bakın, bunun çok büyük bir kısmı özel sektör tarafından yapılmaktadır. Böyle bir açıklama, hem Türkiye'deki sermayeyi hem buraya gelecek olan sermayeyi ürkütür hem de Türkiye'nin hukuk güvenliği noktasında aslında ilerleyen zamanlarda CHP'nin anlayışıyla nasıl bir tehlikeyle karşı karşıya kalacağının göstergesidir. Bu açıklama, CHP'nin hukuk devletine, özel sektöre, sermayeye yaklaşımını göstermektedir." diye konuştu. 

"Eviniz camdansa başkasının evine taş atmayacaksınız"

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, ekonomi üzerinden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'a ilişkin ifadelerinin hatırlatılması üzerine de Muş, şunları kaydetti:

"Muhalefet eleştiri yapabilir, buna itirazımız yok. Biz de muhalefetin yaptığı eleştirilerden her zaman istifade etmeye çalışırız. Kemal Bey'in o yaptığı açıklamada, Sayın Cumhurbaşkanımıza yönelik kullandığı üslup ve ifade, maalesef hem nezaketten çok uzak hem de çok kötü bir üslup. Beğenirsiniz beğenmezsiniz, Türkiye Cumhuriyeti'nin yeni sistemle seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dır. Ona, bu toplumun yüzde 52'si oy vermiştir. Dolayısıyla bir kere ona oy veren insanlara, seçilmiş bir Cumhurbaşkanına saygılı bir dil kullanmak, ana muhalefetin başındakinin en temel görevidir. Eğer saygı görmek istiyorsanız saygılı bir dil önce kendiniz kullanacaksınız. Eğer bu dili kullanmak istiyorsa CHP Genel Başkanı, bizim bu dile karşılı kullanacağımız söylemlerimiz de vardır. O zaman biz de şu söylemle mi mukabele edelim Kemal Bey'e? 'CHP'nin başına paraşütle gelen korsan genel başkan.' Bu şekilde mi hitap edelim? Eviniz camdansa başkasının evine taş atmayacaksınız."

"Önümüzdeki günler bu günlerden çok daha iyi olacaktır"

Muş, Kılıçdaroğlu'nun ekonomiye ilişkin eleştirilerine de şu karşılığı verdi:

"Bundan bir sene önce bütün olumsuz senaryoları alt alta yazın deseler, şu an karşı karşıya kaldığımız olumsuzluklar kadar bir senaryoyu muhtemelen kimse yazamazdı. Bir pandemi olacağı, bütün dünya ekonomilerinin kapatılacağı, insanların seyahatlerinin kısıtlanacağı gibi bir senaryo kimsenin aklına gelmezdi. Yine aynı şekilde Türkiye'nin etrafında cereyan eden gelişmeler, Libya'dan Suriye'ye kadar, birkaç gündür devam eden hemen yanı başımızda can ve kardeş Azerbaycan'ın yaşadığı durum, Doğu Akdeniz'deki, Irak'taki gelişmeler, bunların hepsini birlikte değerlendirerek şu anki ekonomik durumu değerlendirmemiz gerekir diye düşünüyorum. Türkiye pandemi sürecinde de ekonomisini, tedarik zincirini kopartmayacak şekilde yönetmeyi başarabilmiştir. Bu zor şartlar altında ekonomi yönetimi veriliyor."

Türkiye'nin, bütün bunlara rağmen reel sektör firmalarının döviz borçluluklarını 2018'in başından bugüne kadar 220 milyar dolardan 160 milyar dolara düşürdüğüne işaret eden Muş şöyle devam etti:

"Yani reel kesim döviz borçlarını ödemeyi başarmıştır. Uluslararası yatırım pozisyonuna ilişkin istatistikte ise 2018'in başından bugüne kadar 120 milyar dolarlık burada bir iyileşme söz konusudur. Açık pozisyonumuz 120 milyar dolar azaltılmıştır. Bütün pandemi sürecine rağmen bunlar yaşanmıştır. Türkiye Cumhuriyeti ekonomisi bütün olumsuzluklara rağmen sorumluluklarını yerine getirmeyi başaran bir ekonomidir. Tabii ki önümüzdeki günler bu günlerden çok daha iyi olacaktır. Şu an yaşadığımız sürecin, zorlukların önemli bir kısmı gitti. Bütün bu şartlar içerisinde bu değerlendirmeleri yapmak gerekir. Türkiye'deki tedarik zinciri kopmamıştır, burası çok önemlidir. Bütün dünyada şu an bu tedarik zincirlerinin karşı karşıya kaldığı çok büyük sorunlar yaşanmaktadır. Vatandaşlarımız müsterih olsun, çoğu gitti azı kaldı. Yeni Ekonomi Programı'nda açıklanan hedefler de tek tek yakalanacaktır, Türkiye'deki cari açık meselesi de inşallah kökünden çözülüp, Türkiye'nin gündeminden çıkarılacaktır."

Kobani bahanesiyle 2014'te düzenlenen eylemlere ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan Kars Belediye Başkanı Ayhan Bilgen'in görevinden istifa edeceği açıklamasını da değerlendiren Muş, savcılığın şu an bir süreç yürüttüğünü, buradaki soruşturma neticesinde çıkacak tablonun hep birlikte görüleceğini söyledi. 

Muş, "Ayhan Bey'in istifası, kendi kararıdır. Kendisinin tek taraflı bir beyanıdır. Savcılığın, bu soruşturmayla alakalı çalışmalarını, ortaya koyacağı değerlendirmelerini hep beraber takip edeceğiz." dedi.