Diğer Resmi Ak Siteleri
Kadın Kolları

Kadın Kolları

Kadınlarımızla yarınlar daha aydınlık olacak.

WEB SİTESİNE GİT
Gençlik Kolları

Gençlik Kolları

AK Gençlik, kökü mazide, gözü istikbalde olan gençliktir.

WEB SİTESİNE GİT
AK Parti İletişim Merkezi (AKİM)

AK Parti İletişim Merkezi (AKİM)

Görüşleriniz bizim için önemli.

WEB SİTESİNE GİT
AK İcraatlar

AK İcraatlar

Birlikte başardık!

WEB SİTESİNE GİT
Yaşlılar Koordinasyon Merkezi

Yaşlılar Koordinasyon Merkezi

Yaşlılar toplumun kutup yıldızıdır.

WEB SİTESİNE GİT
Engelli Koordinasyon Merkezi

Engelli Koordinasyon Merkezi

Yeter ki gönüller engelli olmasın. İnşallah her engel aşılır.

WEB SİTESİNE GİT
TBMM Grup Başkanlığı

TBMM Grup Başkanlığı

WEB SİTESİNE GİT
AK Kütüphane

AK Kütüphane

AK Kütüphane

WEB SİTESİNE GİT
Türkiye Bülteni

Türkiye Bülteni

Türkiye Bülteni

WEB SİTESİNE GİT
Siyaset Akademisi

Siyaset Akademisi

Siyaset Akademisi

WEB SİTESİNE GİT
24-06-2020 09:30:23

"27 Mayıs en kanlı, en ızdıraplı darbe süreci"

Grup Başkanvekili Özlem Zengin, TBMM Genel Kurulunda, Yassıada yargılamalarının hukuki dayanağının kaldırılmasını öngören "Teşkilatı Esasiye Kanununun Bazı Hükümlerinin Kaldırılması ve Bazı Hükümlerinin Değiştirilmesi Hakkında Geçici Kanunun Bazı Maddelerinin Yürürlükten Kaldırılması ve Neden Olunan Mağduriyetlerin Giderilmesi Hakkında Kanun Teklifi"nin tümü üzerinde söz aldı. 

Zengin, yargının bir öç alma mekanizması olmadığını belirterek, "Bir yargı kararı üzerinden konuşurken bunun bir hınç alma meselesi ve daha ileriye giderek bir suç örgütü gibi yargının nitelendirilmesini reddediyoruz." diye konuştu. 

Seçmen iradesinin baş tacı olduğunu söyleyen Zengin, yargı kararlarıyla seçmen iradesi arasında bir korelasyon kurmanın ülkeyi hiç tanımamak olduğunu ifade etti.

Özlem Zengin, "Yargı kararları itirazlarla şekillenir, adım adım devam eder. İstinaf aşamasıdır, Yargıtay safhası olacaktır. Buradaki mesele, serbest, özgür iradesiyle yargının verdiği karara biz itimat ediyoruz. Bugüne kadar bizim aleyhimize fevkalade kararlar olmuştur. Bunlardan bir tanesi kapatma davasıdır, bizim yaşadığımız. O yüzden yargı kararlarıyla alakalı konuşurken de hukuk içerisinde kalmak lazım." şeklinde konuştu. 

"27 Mayıs en kanlı, en ızdıraplı darbe süreci"

Zengin, kanun teklifi üzerinde yaptığı değerlendirmede ise Yassıada'ya dair siyasal anlamda fevkalade önemli bir kanun teklifini görüşmekten çok büyük hüzünlü bir onur duyduğunu belirtti.

Özlem Zengin, teklifin ilk imza sahibi TBMM Başkanı Mustafa Şentop'a da teşekkür etti. 

Şahsi hayatının, kurguların hep başarısız olduğunu gösterdiğini söyleyen Zengin, "Biz Allah'ın kurgusuna inanıyoruz, bunu çok önemsiyoruz. Biz ne kadar planlarsak planlayalım, asıl kurgu işte böyle anlarda ortaya çıkıyor, etkilerini gösteriyor." ifadesini kullandı. 

27 Mayıs'ın Türkiye'nin siyasal tarihi açısından olumsuzlukların, ket vurulmaların, demokrasinin engellenmesinin işareti ve darbelerin ilk adımı olduğunu söyleyen Özlem Zengin, bu darbenin 1924 Anayasası'nı değiştirdiğini ifade etti.

27 Mayıs en kanlı, en ızdıraplı darbe süreci olduğunu ve darbelerin gelenek haline gelmesiyle alakalı muazzam bir adım olduğuna işaret eden Zengin, bu darbeyle Türkiye'de siyasal ve toplumsal hayatın korkularla dizayn edilmek istendiğine dikkati çekti. 

Darbenin ardından mağdurların haklarının iadesi konusunda çeşitli tarihlerde düzenlemeler yapıldığını da anlatan Özlem Zengin, "Bugün 60 yıl geçmiş, bir yarayı ancak bizler toparlayabiliyoruz. Ne diyelim, o yarayı onarmak da tam mümkün değil belki ama onun karşısında yapılabilecek ne varsa bütün imkanlarımızla yapmak istediklerimizi, yapılabilecekleri tüketmek istiyoruz." diye konuştu. 

Bugün gelinen noktada "Yaşayan ne var?" diye sorulduğunda, hukuk aleminde her şeye rağmen bir mahkumiyetin bulunduğunu belirten Zengin, sözlerini şöyle sürdürdü:

"409 kişi Anayasa'yı ihlalden mahkum olmuş durumda. Rahmetli Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu, Hasan Polatkan. Biz ne kadar itiraz edersek edelim, bir hukuki gerçeklik anlamında söyleyecek olursak hala birer mahkumlar. Birkaç farklı yöntemle de yapılabilirdi belki. Yani bir af çıkarılabilirdi, af olabilirdi. Eğer af olsaydı biz o zaman diyecektik ki; 'Gerçekten bir yargılama var, biz bir af çıkardık'. Buna kalbimiz, vicdanımız müsaade etmez. Yeniden yargılama olabilirdi. Yeniden yargılama da aynı anlama geliyor, yani bir mahkeme var, yapıldı da yeniden yargılanıyor gibi olur. Bizim yapmaya çalıştığımız şey aslında, onlara özel bu mahkemeyi kuran kanunu yok hükmüne getirmek istiyoruz. Nihayetinde de 27 Mayıs 1960'dan itibaren bu kanunu kaldırmakla beraber, biz aslında yargıyla alakalı meseleye dokunmadan hassasiyet göstererek, karar verme sürecine hassasiyet göstererek ama bir tarafıyla da baktığımızda bu hukuksuz, darbeci anlayışın mahkemelerini, mahkeme olmayan sözde mahkemelerini ortadan kaldırmak için buradayız. Böyle bakıldığında, Türk demokrasisi için fevkalade önemli bir iş yapmış olacağız inşallah."