Diğer Resmi Ak Siteleri
Kadın Kolları

Kadın Kolları

Kadınlarımızla yarınlar daha aydınlık olacak.

WEB SİTESİNE GİT
Gençlik Kolları

Gençlik Kolları

AK Gençlik, kökü mazide, gözü istikbalde olan gençliktir.

WEB SİTESİNE GİT
AK Parti İletişim Merkezi (AKİM)

AK Parti İletişim Merkezi (AKİM)

Görüşleriniz bizim için önemli.

WEB SİTESİNE GİT
AK İcraatlar

AK İcraatlar

Birlikte başardık!

WEB SİTESİNE GİT
Yaşlılar Koordinasyon Merkezi

Yaşlılar Koordinasyon Merkezi

Yaşlılar toplumun kutup yıldızıdır.

WEB SİTESİNE GİT
Engelli Koordinasyon Merkezi

Engelli Koordinasyon Merkezi

Yeter ki gönüller engelli olmasın. İnşallah her engel aşılır.

WEB SİTESİNE GİT
TBMM Grup Başkanlığı

TBMM Grup Başkanlığı

WEB SİTESİNE GİT
AK Kütüphane

AK Kütüphane

AK Kütüphane

WEB SİTESİNE GİT
Tükiye Bülteni

Tükiye Bülteni

Tükiye Bülteni

WEB SİTESİNE GİT
Siyaset Akademisi

Siyaset Akademisi

Siyaset Akademisi

WEB SİTESİNE GİT
20-11-2018 00:00:00

“Türkiye'de din, Türklük, Cumhuriyet, demokrasi ve Atatürk başlıca ortak değerlerimizdir”

Türkiye'de öteden beri Atatürk, İslam, Cumhuriyet ve demokrasi gibi değerler konusunda birtakım tartışmalar yapıldığı anımsatılarak, "Toplumun bu ortak değerlerine ilişkin birtakım temel başlıklar rekabetçi bir yaklaşımın unsuru haline dönüştürülüyor. Bu durumu toplumsal ve politik olaraknasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusu üzerine Bostancı, bir toplumu; topluluktan ve rastgele bir araya gelen insanlardan ayırt eden hususun tarihsel süreklilikleri olduğunu vurguladı.

Bostancı, insanın olduğu her yerde çatışmanın da rekabetin de olabileceğini, aynı ailenin içinde bile insanların kimi konularda farklı kanaatlere sahip bulunabileceklerini belirterek, "Ama aslolan bir toplumu oluşturan her örgütlü grubun, bu ortakkader ve gelecek duygusuna ilişkin temel duyarlılığı, her türlü rekabetçi dili, iddia ve tezi dile getirirken hatırında tutması ve bu temel ilkeyi muhafaza etmesi meselesidir. Siz toplum içinde siyaset, iktidar ve güç mücadelesi sürdürürken, eğer toplumun ortaklığını tahrip edecek ve o bütünlüğü bozacakbir girişimin içinde olursanız, elde edeceğiniz iktidarın da size bir faydası olmaz. Bu nedenle, toplumun o ortakkaderine ilişkin duyarlılık,akıl ve siyaset en merkezi tavır olarakgörülmeli." ifadelerini kullandı.

Grup Başkanı Bostancı, toplumun ortakdeğerlerinin ne olduğuna bakılması gerektiğini söyledi.

"Bilirsiniz hangi değerler dünyasına ait olduğunuzu"

Türkiye'de dinin ortakdeğerlerden birisi olduğunu ifade eden Bostancı, şunları kaydetti:

"Din konusunda kanaatlerimiz, fikirlerimiz farklı olabilir ama aynı toplumun fertleri olarakdine ilişkin; hakbilmek, adaletli olmak, hakkaniyetli davranmak, kul hakkı yememek, dürüst olmakgibi, belki başka kaynaklarla da anlaşılabilecek, onlara atıf yapılarakçıkarılabilecek ama nihai olarakinsanlığın kökeninde dini olduğu konusunda kuşku bulunmayan normlara ilişkin bir ortaklık alanına sahibiz. Türkiye'de insanlar çeşitli yol, yöntem, düşünüş biçimleri itibarıyla inanç boyutunda Müslüman oldukları gibi, kimileri de kültürel olarakdini değerlerin dünyasında bir hayata sahiptirler. Hatta kendini kişisel olarakdin dışında görenler bile gündelik hayatın çok geniş bir boyutunda dinle şu veya bu şekilde bağlantılıdır.

Bayramlara katılır, hatta bazen farkında olmaksızın başkalarıyla, dine atıf yapan bir kültürel zeminin üzerinde ilişkilerini kurarlar. Kısaca aynı kültürel evrende 'öngörülebilir bağlar' kurarken, bunu sağlayan temel referanslardan birinin din olması, buraya ilişkin toplumsal ve politik hassasiyeti gerekli kılar. Öyleaklına geldiği gibi din hakkında ileri geri konuşmak, 'aydınlanmacı bir ruhla' siyasete rol yükleyerek toplumu şu veya bu şekilde dine mesafeli hale getirmeye çalışmaktoplumsal bütünlüğe kastetmektir."

Bostancı, temel ortaklıklardan birisinin de millet bilinci olduğuna işaret etti.

Toplumun kendiliğinden millet bilinci içinde olduğunu, ortakkader ve gelecek duygusu etrafında ülkedeki herkesin o millet bilinci etrafında toplandığını belirten Bostancı, değerler dünyası bakımından bir muhakeme yapıldığında ve işin tarihsel sürecine bakıldığında bunun karşılığının "Türklük" olduğunu vurguladı.

"(Ben Türk değilim) diye tanımlasa dahi"

Naci Bostancı, Türklüğün sosyolojik olarakkapsayıcı, kuşatıcı bir kimlik olarak teşekkül ettiğini ifade ederek, şöyle devam etti:

"Bunu kendiliğinden tarihselakışı içerisinde sağlamıştır ama kimi insanlar kendilerini Türklük içinde görmeyebilirler, farklı da tanımlayabilirler. Sonuçta farklı görmeleri, pratik hayatın içinde aynı millet gerçekliği içinde varolmalarına mani olmaz. Kendisini 'ben Türk değilim, farklı bir millettenim' diye tanımlasa dahi, bu ülkenin ferdi olarakaynı ortakkader ve gelecek hali içindedir. Tanımların bir matematiği yoktur, aynı durumda olan iki kişi farklı aidiyetler hissedebilir. Aslolan, bu ülkede kimin ayağı bir taşa takılsa, diğerinin de tıpkı ayağı taşa takılmış gibi bundan etkilenmesidir ki, ortakkader dediğim budur. Teorik düzeyde çok sözler söylenebilir ancakolağanakışta bizi bir ve aynı milletin fertleri haline getiren doğrudan hayatın kendisi, pratik yanı, içinden çıkıp geldiğimiz tarih ve nihayet hep birlikte ırmakgibiakıp gittiğimiz ortakgelecektir."

Cumhuriyetin de ortaklık alanı olduğuna değinen Bostancı, ülke rejiminin adının Cumhuriyet olduğunu, 1923'ten bu yana ülkenin Cumhuriyet ile idare edildiğini anımsattı.

Bostancı, Cumhuriyetin en kısa tanımının, "saltanat olmaması, tepedeki iktidarın babadan oğula intikal etmemesi, halk tarafından seçilmesi" olduğuna işaret ederek, "Halkı esas alan siyasal rejim olarakCumhuriyet, bu ülkedeki insanların temel değeridir. Cumhuriyetin dışında herhangi bir rejimi speküle eden veya öyle bir iddiada bulunan kesimlere rastlamazsınız. Belki tek tük farklı fikre sahip merkez kaç insanlar olabilir ama toplum bu konuda ortakbir değere, kanaate ve tavra sahiptir." dedi.

"Ülkede kimsenin demokrasi dışında arayışı yok"

Demokrasinin de ortakbir değer olduğunu vurgulayan Bostancı, ülkede kimsenin demokrasi dışında arayışının olmadığını belirtti.

Naci Bostancı, demokrasinin normlarına ilişkin tartışmalar olabileceğini ama sonuç olarakhepsinin bağlanacağı yerin ortakdemokratik zemin olduğunu kaydetti.

Grup Başkanı Bostancı, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran tarihsel kişiliktir, devlet ve siyaset adamıdır, ortakdeğerdir. Her devletin bir kurucu babası olur, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucu babası da Atatürk'tür. Bu konuda insanların farklı bir fikri yoktur. Bu toplumun çok büyük çoğunluğu Atatürk'ü ortakbir değer olarakgörür. Tarihe ilişkin olayların değerlendirilmesi konusunda çok hevesli bir toplumumuz olduğu muhakkaktır. Ancakbunun da arkasında tarihen teşekkül etmiş bu ortaklık dünyası vardır.

Ortakdeğerler, siyasette her kesimin hassasiyet göstermesi gereken değerlerdir. Şu anlamda hassasiyeti kastediyorum: Eğer belli bir siyasal kesim bu ortakdeğerler üzerinden rekabetçi bir politika sürdürmek ve bunu iktidar ve güç mücadelesinin aracına dönüştürmek isterse, toplumun birliğine yönelik tahripkar bir iş yapmış olur. Yani siyasi rekabetler, iktidar ve güç arayışları bu ortakdeğerler üzerinden yürütülemez. Bunu yapmaya kalktığınızda ortaklığa kastedersiniz. O bakımdan bunları böyle bir tür kendi pozisyonunun meşrulaştırıcı unsur gibi öne çıkartıp, mukabil tarafa yönelik saldırıların mühimmatına dönüştürücü tavır asla kabul edilemez."

Bostancı, siyasi rekabetin hizmette olacağını ifade ederek, "Çünkü, siyaset marifetiyle siz bir topluma ideoloji vaaz edemezsiniz." dedi.

Sosyolojide olgu ile değerin birbirinden ayırt edilemeyeceğinin sık sık hatırlatıldığını kaydeden Bostancı, "Siyasal hareketlerin bir ideolojik kimliği, duruşu, bir gelecek telaffuzu elbette olur. Bunlar dile getirilirken, asıl rekabetçi unsurun diğerleriyle olan ilişkilerde tayin edici olanın, topluma yönelik hizmetler olduğunu unutmamaklazım. Yani, 'sen bu toplumdaki insanların hayat standartlarını nasıl yükselteceksin, nasıl daha gelişmiş, şehirli bir toplum olmasını temin edeceksin; hangi eğitim, sağlık, örgütlenme, sivil toplum ve araçlarla bu topluma hizmet edeceksin, neyi hedefliyorsun?' Eğer siyaset, hizmetlere ilişkin rekabeti yapmayıp ideoloji alanına ilişkin rekabetçi karakterde teşekkül ederse, o zaman toplumsal kader ortaklığını tahrip edici mahiyet kazanmaya başlar." diye konuştu.

"Rekabet edilecek alan, siyasetin hizmet alanıdır"

Bostancı, sözlerini şöyle tamamladı:

"Türkiye'deki tartışmalarda, bu tür ortakdeğerlere ilişkin konular gündeme getirilirken, yine bunların ortakve kuşatıcı nitelikleri unutulmaksızın dikkat ve ihtimamla konuşulmalı. Kışkırtıcı, provoke edici ve kendi ideolojik pozisyonunu meşrulaştırıcı bir unsura toplumun ortakdeğerini dönüştürme tavrı hiçbir şekilde kabul edilemez. Benim gördüğüm, bu alanlardaki tartışmalarda biraz böyle bir eğilim var. Bunu toplumumuz bakımından tehlikeli görüyorum, doğru bulmuyorum. Rekabet edilecek alan, siyasetin hizmet alanıdır. Şüphesiz diğer konulara ilişkin değerlendirmeler yapılabilir, yaklaşımlar sergilenebilir ama asıl olan hizmete ilişkindir.

Siyaset asıl yapacağı işi yapmaz ve ideoloji, güç, iktidar mücadelesi alanlarını hizmetten bu tür değerlere ilişkin alanlara çevirirse, o zaman biz farklı bir siyaset durumu ile karşı karşıya kalırız.Türkiye'ye hizmet etmeyen, sadece değerlere ilişkin kavga eden, performansını buraya bağlayan, sonuçta toplum için faydasız bir siyasi panorama ortaya çıkar. Bunun olmaması, bütün kesimlerin dikkati ve ihtimamıyla mümkündür. Ortakdeğerlere ilişkin tartışmaları soğukkanlı bir şekilde dile getirmek, varsa problem olarak gördüğümüz hususları, ortaklığı tahrip etmeyecek bir ihtimamla gündemin bir parçası yapmakdaha doğru olur."