Diğer Resmi Ak Siteleri
Kadın Kolları

Kadın Kolları

Kadınlarımızla yarınlar daha aydınlık olacak.

WEB SİTESİNE GİT
Gençlik Kolları

Gençlik Kolları

AK Gençlik, kökü mazide, gözü istikbalde olan gençliktir.

WEB SİTESİNE GİT
AK Parti İletişim Merkezi (AKİM)

AK Parti İletişim Merkezi (AKİM)

Görüşleriniz bizim için önemli.

WEB SİTESİNE GİT
AK İcraatlar

AK İcraatlar

Birlikte başardık!

WEB SİTESİNE GİT
Yaşlılar Koordinasyon Merkezi

Yaşlılar Koordinasyon Merkezi

Yaşlılar toplumun kutup yıldızıdır.

WEB SİTESİNE GİT
Engelli Koordinasyon Merkezi

Engelli Koordinasyon Merkezi

Yeter ki gönüller engelli olmasın. İnşallah her engel aşılır.

WEB SİTESİNE GİT
TBMM Grup Başkanlığı

TBMM Grup Başkanlığı

WEB SİTESİNE GİT
AK Kütüphane

AK Kütüphane

AK Kütüphane

WEB SİTESİNE GİT
Türkiye Bülteni

Türkiye Bülteni

Türkiye Bülteni

WEB SİTESİNE GİT
Siyaset Akademisi

Siyaset Akademisi

Siyaset Akademisi

WEB SİTESİNE GİT
20-12-2019 20:46:38

“İnfial stratejisine dayalı propaganda dilinin tarihte de örnekleri vardır”

Grup Başkanı Naci Bostancı, 2020 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi'nin son gün görüşmelerinde konuşma yaptı.

Bütçeye ilişkin değerlendirmeler yapılırken "Bu bütçe yüzde 1'in, bir azınlığın, zenginlerin bütçesi." eleştirileri yöneltildiğini aktaran Bostancı, "Burada da bir haksızlık ve hakikate uymayan bir değerlendirme var. Bunlar slogan. Bunu söyleyen arkadaşların bildiği hakikati millet bilmiyor mu? Millet, 'yüzde 1'in bütçesini gördü ama AK Parti'ye destek verdi: 'Git bütçeyi yeniden yap.' O zaman, AK Parti büyücülük mü yaptı acaba, hokus pokusla mı götürüyor işi? Böyle bir şey yok." ifadelerini kullandı.

Demokratik bir siyasette yüzde 1'in çıkarlarını esas alan bütçe yapanın sınıfta kalacağını, AK Parti'nin 17 yılda yaptıklarının ortada olduğunu dile getiren Bostancı, AK Parti'nin, dezavantajlı gruplardan alt kesimlerdeki insanlara, orta sınıfa kadar herkesi ilgilendiren alanlarda önemli işler yaptığını anlattı.

"İnfial stratejisine dayalı propaganda dili"

Fransız İhtilali sırasında yaşananlara işaret eden Bostancı, "Bu infial stratejisine dayalı propaganda dilinin tarihte de çok insanca örnekleri vardır. Onu alırsınız, elbette devrim yapmak için değil ama demokratik siyaset, o rekabet içerisinde bir yerlere yerleştirerek aynı yöntemle gidersiniz. Eşitlik, kardeşlik, özgürlük diye sokaklara dökülenler ne yaptılar, özgürlük düşmanlarına karşı özgürlüğün tiranlığını kurdular. Demek ki yalnızca güzel sözler söylemek, slogan atmak yetmiyor. Sen ne yapacaksın, bunun sonunda ne gerçekleştireceksin?" değerlendirmelerinde bulundu.

"Fransız İhtilali'nin bulduğunun cumhuriyet düşmanlarına karşı 24 saat çalışan giyotin" olduğunu belirten Bostancı, "Çünkü o kadar çok çalışan düşman vardı ki özgürlük, eşitlik, kardeşlik sloganlarıyla iktidara gelenler bunu yaptı." dedi.

Sovyet Devrimi'nin, 1917'de "ekmek ve barış" diye yola çıktığını, insanları ekmeğe de barışa da muhtaç ettiğini ifade eden Bostancı, Stalin'in 27 milyon kişiyi öldürdüğünü söyledi.

Bostancı, "1991'de Bolşevik rejimi biterken onlar da başka bir rüyanın peşine düştüler. Sonuçta Sovyetler Birliğini yıktılar ama yerine harabe halinde yeni bir düzen kurdular. Son derece dramatik ve acıklı. Kastım şu; insanların arzularına hitap eden ama gerçeklerle ilişkisiz siyasal dil trajediler yaratıyor, gerçekçi olmak lazım. Bu ülkenin imkanlarına bakacaksınız, yapılanlara bakacaksınız. Hakikatçi siyasi bir dille elbette eleştirilerde bulunacaksınız." diye konuştu.

"Ey Erdoğan, sen siyasetin tekisin, biriciğisin"

Bütçe görüşmelerinde, "CHP'nin bütün eleştirilerinin 'tek adam' ve 'saray' çevresine yürüdüğünü" söyleyen Bostancı, "Bu da slogan atmanın bir başka biçimi. Sonuçta 'saray' dediğiniz yer bu ülkede insanların seçimle gittikleri ve meşruiyeti milletin oyuyla aldıkları yerdir." ifadesini kullandı.

Muhalefete, seyirci olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın mitinglerine gitmeleri tavsiyesinde bulunan Bostancı, şöyle devam etti:

"Orada Sayın Erdoğan ile insanlar arasındaki ilişkinin mahiyetine yönelik gözlemler yapsanız. Rakibinizi öğrenmeniz gerekmiyor mu? O bakımdan çok önemlidir bu. Ne tür bir bağ var ki insanlar Sayın Erdoğan'ı bu kadar seviyorlar. Yerinde görseniz daha iyi olur ama o bağı ben size söyleyeyim; hani 'tek adam' diyorsunuz ya oradaki insanlar bütün coşku ve heyecanlarıyla 'Ey Erdoğan, sen siyasetin tekisin, biriciğisin ve vallahi adam gibi adamsın.' diyorlar. Bir başka propaganda dili, tekil birtakım olayları alarak oradan bir ülke kompozisyonu çıkarmak. Bu arkadaşları dinlerken aklıma hep eleştirmenlerin ilk başta ne yapacaklarını bilemedikleri resimdeki dadaizm geliyor. Bir sürü şeyden kolaj yaparsın, ortaya parlak renklerle örülü resimler koyarsın. İnsanların aklı ermez, 'Ne oluyor, ne bu kompozisyon?' diye. Çok dadaist bir yaklaşım diyeyim." 

“Yalnızca siyasal kasta yönelik"

Muhalefetin "intiharlara" ilişkin eleştirilerine yanıt veren Bostancı, intiharların, dünyanın birçok ülkesinde, daha çok kuzey ülkelerinde yaşandığını kaydetti.

Bostancı, muhalefetin, "insanların hayat şartlarıyla intihar arasında kurduğu bağlantının, yalnızca siyasal kasta yönelik, propaganda diline yaslanan bir değerlendirme" olduğunu savundu.

Kimi insanların, şartlar zorlaştıkça bu durumdan kendilerini bileyerek çıktıklarına, kimi insanların ise psikolojileri itibarıyla farklı bir yere savrulabildiğine dikkati çeken Bostancı, "Bu işleri kürsülerden konuşmak da doğru bir iş değil. Literatüre bakarsanız böylesine siyasal kasta yönelik 'intihar' konuşmalarının haberciliğinin de bir faydası yok." dedi.

Kadın cinayetlerine ilişkin eleştirilere değinen Bostancı, AK Parti'nin kadınlar konusunda önemli işler yaptığını anlattı.

Birçok ülkede kadın cinayetlerinin yaşandığını aktaran Bostancı, "Arkasında birçok toplumsal hikaye, kadınların tarihine ilişkin uzun bir geçmiş varken meseleyi getirip 'Bu, AK Parti ile bağlantılı' demek en azından ayıp bir şey." ifadesini kullandı.