Diğer Resmi Ak Siteleri
Kadın Kolları

Kadın Kolları

Kadınlarımızla yarınlar daha aydınlık olacak.

WEB SİTESİNE GİT
Gençlik Kolları

Gençlik Kolları

AK Gençlik, kökü mazide, gözü istikbalde olan gençliktir.

WEB SİTESİNE GİT
AK Parti İletişim Merkezi (AKİM)

AK Parti İletişim Merkezi (AKİM)

Görüşleriniz bizim için önemli.

WEB SİTESİNE GİT
AK İcraatlar

AK İcraatlar

Birlikte başardık!

WEB SİTESİNE GİT
Yaşlılar Koordinasyon Merkezi

Yaşlılar Koordinasyon Merkezi

Yaşlılar toplumun kutup yıldızıdır.

WEB SİTESİNE GİT
Engelli Koordinasyon Merkezi

Engelli Koordinasyon Merkezi

Yeter ki gönüller engelli olmasın. İnşallah her engel aşılır.

WEB SİTESİNE GİT
TBMM Grup Başkanlığı

TBMM Grup Başkanlığı

WEB SİTESİNE GİT
AK Kütüphane

AK Kütüphane

AK Kütüphane

WEB SİTESİNE GİT
Türkiye Bülteni

Türkiye Bülteni

Türkiye Bülteni

WEB SİTESİNE GİT
Siyaset Akademisi

Siyaset Akademisi

Siyaset Akademisi

WEB SİTESİNE GİT
02-01-2020 17:28:57

"Akdeniz'in, Antalya'nın savunması da Libya'dan başlar"

Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, Libya tezkeresine ilişkin düşüncelerini paylaştı.

Akbaşoğlu, bir televizyon kanalının canlı yayına konuk olmak için TBMM Basın Kulisi'ne geldiğini anlatarak, "Bu meseleyi hep beraber Mecliste görüşeceğiz." dedi.

Bu sırada kuliste bulunan CHP Grup Başkanvekili Altay, Akbaşoğlu ile selamlaşarak, "Biz de sizi bu yanlıştan çevireceğiz." karşılığını verdi.

Akbaşoğlu, Libya'ya asker gönderilmesine ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresini kastederek, "Münhasır ekonomik bölge konusunda yaptığımız anlaşmanın mütemmim cüzü olan bu anlaşmanın gereğini hep beraber yerine getireceğiz." dedi.

Engin Altay, "Buna mütemmim cüz olarak bakarsanız, yedi düvele savaş ilan etmeniz lazım. Öyle bakmayın, milleti yanıltmayın. Oraya diplomat gönderin, asker değil. Mehmetçiği lejyoner gibi kullanmak bu Meclise yakışmaz. Çok ayıp." ifadelerini kullandı.

Akbaşoğlu, Altay'a "Milleti siz yanıltmayın. Diplomat da gönderiyoruz asker de. Hak ve menfaatlerimiz neyi gerektiriyorsa onu görevlendiriyoruz. Mehmetçiğe böyle bir sıfat takmak en büyük ayıp." karşılığını verdi.

"Bu asla parti patırtı meselesi değil"

Kısa süreli tartışmanın ardından açıklamalarını sürdüren Grup Başkanvekili Akbaşoğlu, tezkereyi, Türkiye'nin hak ve menfaatleri ile Birlemiş Milletler Güvenlik Konseyinin (BMGK) aldığı kararlar doğrultusunda, uluslararası hukuktan doğan haklar kapsamında Meclise getirdiklerini söyledi.

Tezkerenin hukuki dayanağının uluslararası hukuk olduğunu belirten Akbaşoğlu, Arap Baharı sürecinde Libya'da da bir istikrarsızlık ve iç savaşın söz konusu olduğunu, BM'nin Libya'da tarafları bir araya getirdiğini ve Ulusal Mutabakat Hükümetinin kurulduğunu anımsattı. 

Ulusal Mutabakat Hükümeti'nin, BM'nin tanıdığı hükümet olduğunun altını çizen Akbaşoğlu, Türkiye'nin de bu hükümet ile uluslararası hukuk çerçevesinde Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına ilişkin bir mutabakat muhtırasının yayınladığını vurguladı.

Bu mutabakat muhtırasıyla Türkiye'yle kurulan oyunların, tuzakların tarihin çöp sepetine atmış olduğuna dikkati çeken Akbaşoğlu, şöyle konuştu:

"Nasıl ki Barış Pınarı Harekatıyla yapılmak istenen operasyonları yırtıp attıysak aynı şekilde Doğu Akdeniz'de hidrokarbon, doğal gaz ve petrolün yanı sıra diğer hak ve menfaatlerimizle ilgili hususlara ilişkin Türkiye'yi Antalya Körfezine sıkıştırmaya yönelik hamleleri de boşa çıkartmış oluyoruz. 21. Yüzyılın önemli tarihi stratejik anlaşmalarından birisini Libya ile imzalamak suretiyle denizden komşu olduk. Bunun gereği olarak askeri ve güvenlik iş birliği anlaşmasını BM'nin tanımış olduğu hükümetle imzaladık. Bunun gereği olarak da söz konusu tezkere TBMM'nin iradesine sunulmuş olacak. Bununla beraber biz Libya'da istikrarın, demokrasinin ve siyasi birliğin sağlanmasına, orada bulunan Türk vatandaşlarımızın, firmalarımızın güvenliğinin sağlanmasına iç huzurun sağlanmasına vesile olacağız. 

Ayrıca Türkiye'nin uluslararası birtakım güçler tarafından dışlanmışlığını ortadan kaldıracak nitelikte kendi hak ve menfaatlerini korumak ve gelecek nesillere aktarma hususunda bir devlet politikası olarak bu hamleyi yapıyoruz. Bu asla parti, patırtı meselesi değildir. Meseleye ideolojik bakılamaz. CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, 'Lejyoner gibi kullanmayın' şeklinde bir yaklaşımda bulundu. Mehmetçiğe böyle bir isimleme ve sıfatlandırma asla kabul edilemez. Şanlı Mehmetçiğimiz her zaman başımızın tacı, gözümüzün nurudur. Bu sıfatlandırmaları reddettiğimizi belirtmek isterim."

"Akdeniz'in, Antalya'nın savunması da Libya'dan başlar"

Muhammet Emin Akbaşoğlu, Altay'ın, BM'nin tanıdığı Ulusal Mutabakat Hükümeti'ni "cihatçı", CIA ile yakınlığı bilinen Hafter güçlerini ise "daha makul" ayrımı yaparak tanımladığını söyledi.

Altay'ın meseleye ideolojik yaklaştığını bu sözlerle ifade ettiğinin altını çizen Akbaşoğlu, şöyle devam etti:

"Buradan hareketle Türkiye hükümetine eleştiriler getirmeye çalıştı. Tezkere'ye 'hayır' oyu verileceğini ifade etti. Bu, CHP'nin meseleye milli menfaatler noktasında yaklaşmadığını gösteriyor. CHP ideolojik bir yaklaşım içerisinde tutum ve davranış sergiliyor. İYİ Parti sözcüsü de birtakım açıklamalarda bulundu. Kendisinin de kabul ettiği şey şu; Bilge Kral Aliye İzzet Begoviç'in, 'İstanbul'un savunması Bosna'dan başlar' sözleridir. Akdeniz'in, Antalya'nın savunması da Libya'dan başlar. Dolayısıyla bu sözü kendisinin de kabul ettiğini söyledi.

Tutum ve davranışı, aklı ve kalbi bunu emrediyor lakin kendilerine gelen birtakım yaklaşımlarla maalesef farklı kararlar veriyorlar. Aslında biraz evvel de bunun itirafında bulundu. Dolayısıyla hem İYİ Parti'ye hem de CHP'ye bu konuda 100 yıl önce Mustafa Kemal Paşa'nın durduğu yerde durmalarını söylüyorum. Bu konuda toplu bir müdafaayı ortaya koymak gerektiğini ifade ediyorum. Bu noktada milli birlik ve beraberliğimizi pekiştirmeye davet ediyorum. Ayrıksı otu gibi başkalarının gıdıklayacağı yumuşak karınlar bırakmamalarını kendilerine tavsiye ediyorum. Aklıselimle hareket etmelerini hatırlatmak istiyorum."

Akbaşoğlu, meselenin 82 milyonu ilgilendirdirdiğini, bu konuda ideolojik yaklaşımlarla hareket edilemeyeceğini sözlerine ekledi.